16 Kasım 2010 tarihinde UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi’ne kaydedilen Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin başlangıcı ile ilgili birçok söylenti vardır. Bunlardan en yaygın olanı da şöyledir; Rumeli’nin fethi (1346) sırasında Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Paşa 40 askeriyle Domuzhisarı Kalesi ile birlikte birkaç kaleyi de ele geçirir. Bu birlik geri dönerken, bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Samona’daki molalarında güreşe tutuşurlar. Bunlardan ikisi yenişemezler. Daha sonra isimlerinin Ali ile Selim olduğu rivayet edilen kardeşler, bir Hıdırellez gününde (6 Mayıs) yeniden güreşe tutuşurlar. Güreş sabah erkenden başlayıp gece yarısı iki güreşçinin ölümüne kadar sürer. Arkadaşları tarafından orada bulunan bir incir ağacının altına defnedilirler. Yıllar sonra arkadaşları aynı yere tekrar geldiklerinde İki pehlivan arkadaşlarının gömülü oldukları yerde temiz ve gür pınarların şırıl şırıl aktığını görürler. Bunun üzerine o yer “Kırkpınar” olarak adlandırılır ve böylece Kırkpınar Yağlı Güreş geleneği başlar.
Güreşlerin Yapıldığı yer: Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sonrasında Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Samona köyü civarında bulunan Kırkpınar Çayırından Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde yer alan Viran tekke mahalline taşınmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra güreşler Edirne’nin Sarayiçi bölgesinde yapılmaktadır.
Boylar: Minik bir, Minik iki, Teşvik bir, Teşvik iki, Tozkoparan, Ayak, Deste Küçük Boy, Deste Büyük Boy, Küçük Orta Küçük Boy, Küçük Orta Büyük Boy, Büyük Orta, Başaltı, Baş.
Başpehlivan: Kırkpınar’ın en büyük ödülünü “başpehlivan” alır ve bir yıl süreyle “Türkiye Başpehlivanı” ünvanını elinde tutar. Bu ünvanı üç yıl arka arkaya koruduğu takdirde Altın kemerin ebedi sahibi olur.
Kırkpınar Ağası: Eskiden güreşler ağanın denetiminde yapılırdı. Kırkpınar Güreşlerinin en ilginç yönü seyirciye açık yapılan Kırkpınar ağalığı ihalesidir. Pehlivanları çağıran, yarışmaları düzenleyen, gelen konukları ağırlayan, yemek ve yatacak yerlerini temin eden, örf ve adetlere uygun olarak güreşlerin yapılmasını sağlayan, ödüller veren ve güvenlik düzeni alan yetkilidir.
Cazgır: Yağlı güreşte pehlivanları seyircilere tanıtan, güreşe başlatan kişiye “Cazgır” veya “Salavatçı” denir. Cazgır hakem heyetinin eşleştirdiği pehlivanların adlarını, sanlarını, oyunlardaki hünerlerini, uygun mısra ve dualarla tanıtır.
Peşrev: Bir ısınma ve kültür-fizik hareketidir. Ahenkli bir şekilde yapılan bu hareketler, seyircilerin zevkini okşar, pehlivanın moralini yükseltir. Pehlivan peşrev ile nefesini, kaslarını ve kalbini biraz sonra başlayacak olan mücadeleye hazırlar.
Kispet: Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında “Kispet” gelir. Manda, dana ve malak derisinden yapılan kispetin bel kısmı dört parmak genişliğinde ve kalın olur. Beli sarması için kalın ip geçirilir, bu kısma “Kasnak” denir. Kispetin diz kapağının altına gelen yere “Paça” denir. Paça ile baldır arasına “Paçabent” denilen keçe konur, deri kısım keçenin üzerine çekilir ve üzeri sicimle sıkıca bağlanır. Sıkı bağlanmayan paçadan içeri giren parmaklar sayesinde oyun almak kolaylaşır.
Zembil: Kispetler “Zembil” adı verilen sazdan yapılmış bir torbada taşınırlar. Güreş bittiğinde kispet temizlenir derisinin kurumaması için yağlanır ve bir sonraki güreşe hazırlık yapmak üzere zembile konur. Güreşi bırakan pehlivan zembilini duvara asarak bir daha güreşmeyeceğini anlatmak ister.
Davul ve Zurna: Kırkpınar da davul ve zurnacılık belli gruplara açık artırma ile verilir. Davul ve zurnalar eşliğinde güreşçiler “Tutuş” a çağrılır ve güreş havaları ile hem pehlivanlar, hem de seyirciler coşturulur.
Kırmızı Dipli Mum: Kırmızı dipli mum bildiğimiz parafin mumların dip tarafına kırmızı boya sürülmüş olanıdır. Kırkpınar ağalığını yüklenen kişiler Mart ayı başından itibaren köylere, kasabalara, şehirlere “Mühürlü Kırmızı Dipli Mumları” göndererek panayırın ne zaman açılacağını, güreşlerin hangi tarihte yapılacağını bildirirlerdi. Kırmızı dipli mumlar köy ve kasabaların kahvelerinin yüksekçe bir yerine asılır, böylece herkes Kırkpınar’a davet edildiklerini anlarlardı.
21 Nisan 2022 tarihinde kurulan Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu’nun çatısı altında devam eden Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne katılmak için; 7 etaptan oluşan Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nde ilk 24’e girme zorunluluğu getirilmiştir.













Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş teşekkürler
Son cümleniz tüm boylar için geçer mi hasan hocam
Diğer boylarda ilk 64e giren sporcular direk Kırkpınar’a katılım sağlayacaktır. Baş güreşlerinde ise ilk 24e giren sporcular direk katılım sağlayacak, 32ye tamamlanması hususunda kalan 8 sporcu için Kırkpınar’dan önce seçme yapılacak.
Tebrik ederim Hasan hocam güzel bir derleme yapmışsın
Çok açıklayıcı olmuş bu sayede güreşleri artık daha bilinçli izleyeceğim köşe yazarınızı tebrik ediyorum
Güzel analiz hocam