İstanbul’da planlanan Tokat Tanıtım Günlerine, Tokat Güreşçiler Spor Kulübü olarak bir stant açtık. Bu stantta Tokat’ımızın yetiştirdiği Avrupa Dünya ve Olimpiyat madalyalı sporcuların ve geleneksel güreşler adı altında yapılan Kırkpınar Yağlı Güreşlerinde Tokat’ımızı baş ve başaltı boyunda temsil etmiş pehlivanlarımızdan da hazırlanan afişleri standımızda sergiledik. ‘Zembil’ ‘Kıspet’ ‘Pırpıt’ ‘Paçabent’ gibi yağlı güreş malzemelerini de sergimizde meraklılarına sunduk. Aşırı kalabalık geçen üç gün boyunca İstanbul’un birçok yerinden gelen Tokatlı hemşerimiz o kadar güzel ilgi gösterdiler ki ben çok şaşırdım. Her gelen orta yaşlı ve hafif yaşlı gruplar kendi dönemlerindeki güreşçileri görüp ‘’hey gidi Akbaş’’ Hey gidi Uzun’’ diyerek onlarla yaşadıkları hikayeleri ve güreşlerini bizlerle anlattılar.
Peki kim bu pehlivanlar? İsimlerini Dünya güreş tarihine yazdırmış; Ali Yücel, Hüseyin Akbaş, Hasan Sevinç, Ali Rıza Alan, Vehbi Akdağ, Mehmet Uzun, Sefer Baygın, Turan Ceylan, Ahmet Gülhan, Soner Demirtaş, Rıza Yıldırım, Mustafa Kaya, Erhan Yaylacı, Fazlı Eryılmaz, Fazlı Yeter, Zeki Bulut, Ömer Osman Pelit, Ahmet Duman, Ercan Tanrıverdi, Ali Bekler, Ali Bektaş, İsa Gürses, İbrahim Benekli, Cabbar Duyum, Servet Aydemir, Bekir Demirtaş, Halil Aras, Abdullah Toprak, Selahattin Sert, Erhan Yurdakul, Mustafa Akkaya, Hüseyin Gezer, Vahit Samet Yılmaz, Samet Özaslan, Osman Uzun, Fatih Yıldırım, Hasan Bostancı, Turan Şahin, Erol Yıldırım, Cafer Aytaç ve Kemalettin Gül. Kızlarımız; Nesrin Baş, Ebru Dağbaşı, Nazar Batır ve Yağmur Çakmak. Yağlıcılarımız: Hamza Dalgın, Onur Balcı, Faik Sezgin, Atilla Balcı, Hüseyin Kalaycı, İlyas Yıldırım, Serhat Elvan, Murat Özkan ve Ufuk Yılmaz.
İstanbul Valisi, Tokat Valisi, Milletvekillerimiz, STK başkanlarımız, ilçelerimizin kaymakamları, belediye başkanları da yakından ilgilendiler. Güreşçilerimiz kendi köylerinde ya da ilçelerinde çok popüler hale gelmişler. Öyle ki isimleri caddelere sokaklara verilmiş olanları bile var. Bu güreşçilerimizi tanıyanlar, onların sadece güreşlerinden bahsetmediler. Karakterleri ve kişilik özelliklerinden de bahsetmeleri beni çok şaşırttı. Genelde beyefendi, vakur ve eli bol insanlar olduklarından söylediler. Biz ustalarımızı biliyoruz ellerinde büyüdük ama halk tarafından da böyle bilinmeleri bizim ustalarımıza olan bağlarımızı daha çok güçlendirdi. Bir aralar güreş yapmış ardından güreşi bırakmış olan misafirlerimizde ‘’ben şu pehlivanı yeniyordum’’ diyenler oldu. ‘’neden devam etmedin güreşe’’ diye sorduğumuzda ise güreşin geleceğinin olmadığını, mesleki anlamda bir kazanç sağlayamayacaklarını söylediler.
Türkiye’nin en önde gelen güreş illerinden biri olan Tokat şehrimizin tek eksiği geleneksel hale gelmiş olan bir festival güreşinin olmayışıdır. Nerdeyse her gelen vatandaşın sorduğu ‘’neden Tokat’ta güreş olmuyor?’’ sorusuna, birazda espriyle karışık ‘’biz de bu yüzden buradayız’’ diyerek cevap veriyoruz. Bu önemli! Yani anladık ki halk güreş izlemek istiyor. Bizde bu vesileyle beledilerimizle Kaymakamlarımızla Vekillerimizle güreşler yapılması hususunda görüşmeler yaptık, nerdeyse her konuştuğumuz ‘’yapalım tabi’’ ‘’her türlü destekleriz’’ dediler. Ümitlendik olacak diye. İnşallah destek olurlar ve halkımız Kırkpınar Başpehlivanlarını güreşin starlarını Tokat’ın harmanlarında izleme fırsatı bulur.
Yapılan güreşlerin büyüklüğünü belirleyen şu atasözümüzle yazımı bitiriyorum.
Ne kadar köfte o kadar ekmek…












