1950 yılından sonra başlayan Dünya şampiyonalarının ilk 20 yılında adeta Türk rüzgârı esmekteydi. Minder güreşi tarihimizde karakucak ve yağlı güreş kültürümüzden dolayı serbest güreşe daha yatkın olduğumuzdan serbest güreşte çok daha fazla altın madalya kazanmışızdır. 1970 yılında duraklama dönemine giren ata sporumuzda tam 23 yıl boyunca hiç altın madalya gelmedi. 1993 yılında serbestte Sebahattin Öztürk’ün ve Grekoromen güreşte Hamza Yerlikaya’nın kazandığı altın madalya duraklama döneminin bittiğini gösteriyordu. 1993 yılı dağılmış Sovyet Rusya’dan kopan ülkelerin artık kendi isimleriyle şampiyonalara katıldığı yıl olmuştur ve yeni bir güreş dünyası oluşmuştur. 1993 sonrası bu yeni dönemde grekoromen güreşte 21 altın madalya ile Rusya’dan sonra en iyi ikinci ülke konumundayız. Serbest güreşte ise 10 altın madalya ile en iyi dördüncü ülkeyiz.
16-24 Eylül 2023 tarihleri arasında Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da yapılan Dünya güreş şampiyonasında Türkiye 7 madalya kazandı. Kadınlarda Buse Tosun Çavuşoğlu altın madalya, Grekoromen güreşte Ali Cengiz altın, Rıza Kayaalp gümüş, Selçuk Can ve Abdulsamet Başar bronz madalya kazandı. Serbest güreşte ise Taha Akgül ile Feyzullah Aktürk bronz madalya kazanabildi.
Dünya şampiyonası başlamadan önce 5’i altın toplam 12 madalya kazanabileceğimizi öngörüyordum. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Gerek bariz hakem hataları gerek antrenör hatalarıyla bir çok madalya kaçtı. Ayrıca sporcuların yeteri kadar konsantrasyon sağlayamadıkları da dikkatimi çekti. Bu yüzden basit hatalar yaptılar. Kısacası iyi bir şampiyona geçiremedik. Olimpiyat öncesi hem vize hem gövde gösterisi olan bu şampiyonada birçok üstün sporcu mağlubiyet yaşadı. Rıza Kayaalp ve Taha Akgül’de bunlardan ikisiydi. Bir seyirci olarak samimiyetle söylüyorum ki güreşe doydum muhteşem maçlar oldu özellikle serbest stil 65 ve 74 kilogramda. Türkiye güreş milli takımı sporcularının mağlubiyet yaşaması ise seyir zevkimi kursağımda bıraktı. Geçmiş dönemler Olimpiyat öncesi dünya şampiyonaları genelde iyi sonuçlanmış fakat ertesi yıl yapılan olimpiyat beklenileni verememiştir. Acaba bu sefer işler tersine mi dönecek? 2024 Paris oyunlarında gelecek başarıların habercisi mi bu durum bilemem. IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) güreşe 18 sıklet vermiş olup sıkletlerden 6’sında olimpiyat vizesinin almış durumdayız. Önümüzdeki yıl yapılacak iki kota müsabakalarının birisini Türkiye’de olacaktır. Bu avantajı en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
Federasyonumuzun bir an önce geleneksel antrenman yöntemlerini bir kenara bırakıp bilimsel antrenman metotları ile planlama yapıp çalışmalara başlamalı. Kondisyonerler ve mentörlerle sporcular desteklenmeli aynı zamanda antrenörlerimiz de en az müsabaka esnasında hakemlere karşı kullanabileceği kadar İngilizce öğrenmelidirler. Takıma girme işi ise en adil şekilde yapılmalı sıkletinde o yıl en iyi formu yakalayan sporcu ülkemizi temsil etmelidir. Ayrıca federasyonumuz hakemler üstündeki baskısını arttırmalı yıllarca Türk düşmanlığı yapan Dünya Güreş Birliği(UWW)’ne adil müsabaka yönetimi hususunda gereğini yapmalıdır.












