Kadınlar güreşinin gelişimi 1980’lerin sonlarına doğru tamamlandı. Serbest stilde uygulaması yapılmaktadır. Fransa’nın girişimleriyle başlarda gösteri sporu olarak tanıtılan kadınlar güreşi 1985 yılında Dünya Güreş Festivali adı altında ilk resmi turnuvası yapıldı. Aynı yıl içinde yıldızlar ve gençler kategorisinde de bu festival turnuvası yapılmıştır.
1987 yılında ilk Dünya Şampiyonası, 1988 yılında ise ilk Avrupa Şampiyonası yapılmıştır. Olimpiyatlara dahil olması ise serbest güreşin oyunlara dahil edilmesinin 100. yılı münasebetiyle ve serbest ile grekoromen sıkletinin 10’dan 7’ye düşürülmesi sebebiyle 2004 yılında Atina Oyunlarına dahil edilmiştir.
Türkiye`de ise; eski şampiyonlarımızdan Ahmet Ayık`ın başkanlığı döneminde Türkiye Güreş Federasyonu 1998 yılı faaliyet programına kadın güreşi Türkiye Şampiyonasını eklemiştir. Katılımın az olduğu bu şampiyona 1998 yılının şubat ayında yapılmıştır. Judo ve güreş birbirine yakın sporlar olduğundan dolayı ve kadın güreşinin Türkiye’de yeni faaliyete başlamasından istifade etmek isteyen judocu kadınlar bu şampiyonaya katılım sağlayıp başarılı olmuşlardır. Kısa bir kamp döneminden sonra; judo kökenli sporculardan 46 kg`da Sevgi İçöz, 56 kg`da Nadir Uğrun Perçin ve 68 Kg`da Yasemin Öcal 1998 yılı Avrupa şampiyonasına katılacak takımı oluşturdular. Türkiye’yi kadın güreşinde temsil eden ilk sporcular olarak Avrupa şampiyonasına katılan bu üç sporcudan mindere çıkan ilk güreşçi ise Sevgi İçöz olmuştur.
Judo kökenli güreşçiler 2005-2008’e kadar aktif güreş hayatlarını sürdürmüşlerdir. 1999 yılından sonra başta Edirne olmak üzere İzmir, Bursa ve Kahramanmaraş illerimiz kadın güreşçilerin alt yapı faaliyetlerini başlatmışlardır. 2008 yılından sonra podyumlara veda eden judo kökenli güreşçilerimizin yerine, çekirdekten yetişen bu kadın güreşçilerimiz artık podyumlara çıkmışlardır. Günümüzde ise birçok ilimize yayılan alt yapı kadın güreşçilerimizin yetişkin bir şampiyon olduktan sonra gidebileceği kulüplerin sayısı ne yazık ki çok az.
2000 yılı Avrupa şampiyonasında Kadınlar güreşinin ilk uluslararası madalyası Zarife Yıldırım tarafından gelmiştir(bronz). 2000 yılından 2012 yılına kadar uluslararası turnuvalarda başarılar sağlanmış olsa da Avrupa ve Dünya şampiyonalarından madalya gelmemiştir. 2012 yılı Avrupa şampiyonasında Rusya’dan devşirilen Elif Jale Yeşilırmak’ın kazandığı bronz madalya, gelecek başarıların habercisi olmuştur. Dünya şampiyonalarında yine ilk madalya kazanan sporcu Elif Jale Yeşilırmak olmuştur. 2015 yılı Dünya şampiyonasında bronz madalya kazanan Yeşilırmak aynı zamanda 2012 Londra oyunlarında güreşmiş olup, Türk kadın güreşi tarihinin ilk olimpiyat temsilcisi olmuştur.
İlk altın madalyalar ise Yasemin Adar tarafından gelmiştir. 2016’daki ilk şampiyonluğunun ardından 2017, 2018, 2019,2022, 2023 yılında toplam 6 defa Avrupa şampiyonu olan Adar; 2017 ve 2022 yılında dünya şampiyonu olmuştur. Olimpiyat oyunlarında ise yine ilk madalya Yasemin Adar`ın 2020 Tokyo oyunlarında kazandığı bronz madalya olmuştur.
Son yıllarda yıldızlar ve gençler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonluğu kazanan sporcularımızın sayısı gittikçe artmaktadır. En büyük hedef Kadınlar güreşinde tek eksiğimiz olan Olimpiyat altını.
Önümüzdeki ay Sırbistan’da yapılacak olan Büyükler Serbest, Grekoromen ve Kadınlar güreşi Dünya şampiyonasında tüm millilerimize başarılar dilerim.














.. VAN ERCİŞ