İnsanları diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri kendinin farkında olmasıdır. İnsanlar bir kimlik oluşturur ve sonra bu kimliğe bir değer kazandırır. Özgüven; bu kimlikte olmaktan memnuniyet duymak ve bunun sonucu olarak kendimiz ve çevremizle barışık olmaktır. Öz ve güven kelimesinin birleşimi olması itibariyle kişinin kendine olan güveni, inancı olarak da yorumlanabilir.
Bireylerin kendilerine yönelik iyi duygular geliştirmeleri daha ilk yaşlardan, hayatlarındaki önemli insanlar (anne-baba, öğretmen ve diğer büyükleri, ilerleyen yaşlarda arkadaşları) tarafından nasıl değerlendirildikleriyle ilgilidir. Büyükleri tarafından sevgi gören, fikirlerine değer verilen ve önemsenen, güven duyulan ve sorumluluklar verilen çocuğun kendine özgüveni olur.
Özgüven sadece okul yaşamında değil, kişisel ve sosyal yaşamda da önemlidir. Araştırmacılar, birbirlerini tamamlayan iki çeşit özgüvenden bahsetmektedirler. İç özgüven, kendimizden memnun ve kendimizle barışık olduğumuza dair inancımız ve bu konuda hissettiklerimizdir. Dış özgüven ise dışarıya kendimizden emin olduğumuz şeklinde verdiğimiz görüntü ve davranışlardır.
ÇOCUKLARIN ÖZGÜVENLERİNİ NASIL DESTEKLERİZ?
--Var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin.
--Çocuğun kendine has yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olun.
--Yaptıkları ve ilgilendikleri şeylerin sizin için önemli ve değerli olduğunu gösterin.
--Beklentileriniz çoğunuzun seviyesinde olsun, onu aşacak beklentilerden kaçının.
--Çocuğunuza seçme hakkı verin, kendini ifade etmesine imkân tanıyın.
--Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar verin, hazıra alıştırmayın.
--Aile içinde birbirinize değer verin. Eşler hem birbirlerine hem de çocuğa değerli olduklarını hissettirecek bir ilişkide olmalıdır.
--Birlikte nitelikli vakit geçirin.
--Çocuk eğitiminde disiplin şarttır. Ancak bu katı kurallar ve sert cezalarla olmamalıdır. Çocuğa hiçbir zaman adaletsiz ve istikrarsız davranmayın.
--“Yardımların çok işime yaradı, teşekkür ederim” ya da “Bak bu aklıma gelmemişti bu konudaki fikrini çok beğendim” gibi sözlerle onların katkılarına değer verdiğinizi gösterin.
--“Hala büyümedin”, “Çok inatçısın”, “Sen hep böylesin”, “Senin yüzünden oldu”, “Böyle gidersen………olursun”, “Adam olmayacaksın”, “Seni dinlemek istemiyorum”, “Senin bu yaptığın çalışma mı sanki” gibi benlik saygısını azaltacak bir dil kullanarak çocuğunuzla diyaloğa girmeyin.
--Çocuğunuzla ilgili problemleri onu suçlamadan, yargılamadan ya da onun karakterini eleştirmeden, sevildiklerini ve güvende olduklarını hissettirerek konuşun.
--Çocuğunuza kendi davranışlarınızla örnek olduğunuzu unutmayın.
Bireylerin doğuştan özgüvenli doğmadıklarını, özgüvenin geliştirilebilir bir kavram olduğunu unutmamalıyız.
G.Elif PETENKAYA
Klinik Psikolog












