Yaklaşık 1 yıldır bugün yarın derken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararnameyle seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılacağı artık netleşti. Deprem felaketinin ardından alınan bu kararla hem yaralarımız sarılmaya çalışılıyor hem de 14 Mayıs için hazırlıklara devam ediliyor. İktidar kanadı ve muhalefet oluşturdukları ittifaklarla Cumhurbaşkanı adaylarını belirlerken vatandaş vekâletini teslim edeceği Milletvekili aday listelerini merakla bekliyor. Durumu Tokat ölçeğinde değerlendirirsek partilerin kemikleşmiş bir oyu var. Yani hemen hemen her partinin çıkartacağı vekil sayısı belli gibi.
Ancak uzun zamandır ekonomik kriz ve sosyal sorunlarla mücadele eden vatandaşın oyu artık çantada keklik değil. Tabiri caizse her bir oy artık aslanın midesinde. Eskiden olduğu gibi aile içerisinde yaşça en büyük kişiyi razı edip tüm ailenin oyunu alma devri kapandı. Özellikle genç nesil birey olma ve sorgulama alışkanlıkları adayları oldukça yoracak. Peki, Liderlerin yapacağı mitinglerin dahi çok fazla tesirin olmayacağı bu seçimlerde adayları bekleyen zorluklar neler?
Öncelikle yol yaptık yapacağız, baraj yaptık yapacağız gibi söylemlerin geleceklerinden kaygı duyan genç nesil karşısında bir karşılığı olmadığını anlamak gerekiyor. Toplumda en büyük beklenti kaybolan adalet güveninin ve ekonomik şartların tekrar eski seviyelerine getirilmesi. Bu ve benzeri söylemlerle bu söylemleri uygulama yöntemleriyle halkın karşısına çıkamayan adayların çok fazla bir oy oranına sahip olabileceğine inanılmıyor. Elbette hem vatandaş için hem de siyasiler için zor olacak bu süreçte her iki tarafında dikkat etmesi gereken tek konu seçimlerin barış ve huzur içinde yapılmasını sağlamak olacaktır.












