Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da siz değerli okuyucularımızı sevgiyle selamlamak isterdim ama son günlerde Gazze’de yaşanan acı bizlerde bırakın sevgiyle selamlamayı nefes alacak bile takat bırakmadı. Zalim İsrail’in attığı bombalarla yaşamını yitiren masumları, annesinin kucağında parçalanmış çocukları gördükçe sevgiden nasıl bahsedebilir insan. Ya da hangi dine, hangi merhamete veya hangi zalimliğe sığar bir çocuğun canını almak. Eminim ki birçoğumuzun ya sosyal medya aracılığıyla yahut belgesel kanallarında izlediğimiz meşhur bir kaplan videosunu sizlere hatırlatmak isterim. Avı olan bir ceylanı yakalayıp boğazlayan kaplan tam ceylanı yiyecekken hamile olduğunu fark eder bir anda yemekten vazgeçer.
Son nefesiyle doğumunu yapan ceylanın yavrusunu kaplan yalayarak temizler ve koruma altına alır. İşte doğanın en vahşi hayvanı kaplan bile bu kadar merhamet sahibi iken hayvandan daha aşağılık olan Siyonistler acımadan daha emeklemeyi bilmeyen çocukları bile bombalarla paramparça ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmasında durumu tek kelimeyle özetlemiştir. Erdoğan yaptığı konuşmada İsrail’i devlet gibi değil örgüt gibi davrandığını söyleyerek durumu en iyi şekilde özetlemiştir. Şimdi ikiyüzlü Avrupa’nın görmezden geldiği bu katliama karşı ses çıkarma zamanı.
Tarihte yaşanan en kanlı savaşların bile kuralları ve hukuku varken bu savaşta sadece zalimlik var. Birilerinin koltuk ve toprak hesapları emin olun başlarına yıkılacak. Daha anne sütünden kesilmemiş çocukların kanını akıtan zalimlerin sonu kendi pisliklerinde boğulmak olacaktır. Aslında bizlerinde artık ne kadar tehlikeli bir coğrafyada yaşadığımızı anlamamız gerekiyor. Millet olarak içimizde yaşadığımız anlamsız tartışmalara son verip tek yumruk olma zamanı gelmiştir.












