Yeni sayımızdan tüm okuyucularımı saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Son günlerde sosyal medya fenomenlerine yapılan operasyonlarda ülkemizde nasıl kara para aklandığını büyük Türk Devletinden nasıl vergi kaçırıldığına şahitlik ediyoruz. Devletimiz bu tiplere karşı yaptığı operasyonlarla vatandaşın hakkını gasp edenlere aman vermiyor.
Devletimizden giden 1 TL’de bile yetimlerin hakkı olduğunu unutmamamız gerekiyor. Peki, Devletin en büyük harcama kalemi olan ihalelerde de aynı hassasiyet gösteriliyor mu? Örneğin yaşadığımız şehir yani Tokat’ta kurumlar yaptıkları ihalelerde yetim hakkını kolluyor mu? Memleketin başına yıllardır bela olan doğrudan temin adı altında yandaş besleme operasyonlarını artık bilmeyenimiz yoktur. Kurum tarafından yandaşa verilen tekliflere yandaş olan kişi istediği fiyatları yazarak kaşeleyip kuruma teslim ediyor.
Ne vicdan ne de merhametin olmadığı bu yandaşlar ve bunlara çanak tutan kurum içindeki elemanları artık sınır tanımıyorlar. Birçok vatandaşın güvenli liman olarak gördüğü açık ihale usulünde bile kurum içerisinde bulunan tayfa yandaşlarına çıkar sağlayabilmek için akıl almaz yöntemlere başvuruyorlar. Durum öyle bir hal almış vaziyette ki ihaleye girmek isteyen vatandaş kurum içindeki memur tarafından azarlanarak “bu ihaleyi alacak kişi belli sen neden geliyorsun” diyerek vatandaşa çıkışıyorlar. Peki, bu kadar cesareti kimden alıyorlar?
Kurumda bulunan amirler bu işten haberdar mı? Yoksa neye imza attığına dahi bilmeden önüne gelen evrakları imzalıyorlar mı? Bu kötü gidişe kim dur diyecek? Yazıma son verirken Hz. Ömer’in “Devlet malından bir hırka bile olsa aşıran, çalan şehit olmaz” sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum.












