Yeni sayımızdan tüm okurlarımızı saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Geçtiğimiz hafta her defasında tarihi dokusu eşsiz ve şifalı kaplıcaları ile andığımız Sulusaray ilçesinde hem bizleri derinden yaralayan hem de hayrete düşüren bir olay yaşandı. Sulusaray Belediye Meclisi aldığı bir karar ile 15 Temmuz hain darbe girişiminin kahramanı Ömer Halisdemir’in adını silme girişiminde bulundu. Olay gündeme gelir gelmez ilk harekete geçen MHP oldu. MHP, Belediye Meclisinde bulunan üyeleri ile ilişkisini kesti. Hemen ardından ise Ak Parti mevcut başkanı kesin ihraç istemi ile disiplin kuruluna sevk etti. Başkan Necmettin Coruh partisinden istifa etti ancak koltuğu bırakmadı. Başkan Coruh, biz ismi başka yerde verecektik falan dese de olay gün geçtikçe büyümeye devam etti. Asıl olay ise 4 yaşındaki çocuğun bile tanıdığı Milli Kahramanın ismini silmeye cürret edecek birinin nasıl Belediye Başkanı makamına oturduğu.
Sokakta çocukların bile hayran olduğu Ömer Halisdemir’i Başkan ve Meclis Üyelerinin tanımama imkânı var mı? Sorunun temelinde yatan sorun aslında partilerin aday gösterdiği isimlere ne kadar dikkat ettiği. Düşünün hiçbir imza yetkisi olmayan temizlik işçisi alımı yapılırken bile kılı kırık yaran mülakat yapan sistem, koskoca ilçeyi emanet ettiği adaya en azından genel kültür imtihanı yapmalı. İşte neden gelişemiyoruz tam da cevabı bu. Hiçbir vasfı olmadı halde sadece ailesi kalabalık ya da Milletvekilinin adamı diye birçok kişi koltuk sahibi. Sadece oy için ne liyakat ne de eğitim dikkate alınmıyor. İşte esas sorun tam olarak bu.












