Öncelikle yeni yazımızdan herkesi saygı ile selamlıyorum. Gelişen ve değişen dünyada insanların düzenli çalışma hayatına geçmesiyle birlikte en büyük ihtiyaçlardan biri de tatil kavramı hayatımıza girdi. Bununla birlikte ekonomik alanda kartlar yeniden dağıtıldı. Artık turizm ekonomik alanda en büyük sektörlerden biri oldu. Hızla büyüyen bu sektör için ülkeler en büyük yatırım paylarını ayırmaya başladı. Her insan gibi tatil yani turizm denilince aklımıza ilk gelen deniz-kum-güneş oluyor. Ancak bu üçünde de sahip olmayan güzel şehrimiz Tokat’ın turizm noktasındaki inadı hız kesmeden devam ediyor. Evet, şu gerçeği kimse inkâr edemez ki tarihi ve kültürel anlamda Tokat birçok şehri hatta ülkeyi geride bırakacak potansiyele sahip.
Ancak kültürel turizm maalesef popüler turizm kadar tercih edilen bir şey değil. Tokat her yıl turizm için oldukça önemli rakamlar harcasa da maalesef bunun karşılığını alamıyor. Bitmek bilmeyen turizm inadımıza şu ana kadar harcadığımız para kazanılan miktarın çok çok üstünde. Şehrimize ait tarihi yerleri kitapçık ve broşür haline getirip yine Tokatlılara dağıtmak turizm noktasında bizi bir yere getirmeyeceğini artık anlamamız gerekiyor. Tarihi ve kültürel turizmi şehrimizde canlandırmak istiyorsak bu işi üniversite aracılığıyla yapıp Ülkedeki ve Dünyadaki üniversitelere şehrimizin tarihi dokusunu tanıtmalıyız. Eşsiz eserlere sahip cennet şehrimizi konusunda uzman kişiler tarafından tanıtıp turizm payından hakkımızı almalıyız.












