Yeni sayımızdan tüm okuyucularımızı saygı ile selamlıyorum. Bu hafta bizim için oldukça üzücü bir hafta oldu. Bunun sebebi tahmin ettiğiniz gibi ekonomik falan değil. Hızla yaklaşan ve toplumu bitirecek bir tehlike. Bu tehlike gençlerimizi hızla kaybetmemiz. Geçtiğimiz günlerde 16 yaşında bir çocuğumuzu bir hiç uğruna kaybettik. Maalesef kendi yaşıtı bir çocuk tarafından bıçaklama sonucu hayata veda etti. Olayın olduğu gün hiç uyumadan kendi çocuğumu ve çocuklarımızı düşündüm. Bu çocuklar elimizden hızla kayıp gidiyor. Esas şoku ise ertesi gün olayın stresini atmak için yürüyüşe çıktığımda yaşadım. Şehrin en işlek yeri olan taş köprü önünde bir kişi ufak bir tezgâhta kelebek adı verilen bıçaktan satıyor.
Öyle gizli saklıda değil yaşadığım şoku sizlere anlatamam. Daha kaybettiğimiz gencin acısı bu kadar taze iken bu manzara beni yıktı. Şehrin en kalabalık yerinde asayişin en fazla olması gereken yerde buna nasıl cesaret edilebilir. Elbette tek sorumlu o satıcı değil. Özellikle son 10 yıldır gençlerimiz her alanda zehirleniyor. Bunların başını ise televizyon ve dijital platform dizileri çekiyor. Hemen hemen dizide adam kesen mafya var. Bu yayınlarda kendi kendine adalet sağlama olgusu aşılanıyor. Ve sonuç ortada bir gencimiz toprağa diğerleri hapse. Toplum olarak bir ekonomi tutturduk gidiyoruz. Para bugün var yarın olmaz. Ancak gençlerimize bugün sahip çıkmaz isek yarınımız olmaz. Toplumun hızla yozlaşmasından en çok gençlerimiz etkileniyor. Buna hep birlikte tepki verirsek önemli bir yol almış olacağız. Eğer biz bugün bu tepkiyi ortaya koymazsak yarınımız olamayacak












