Madem havalar yağışlı, o zaman biz de Tokat semaların da beliren yıldırımların fotoğrafını çekeriz. Peki, ama nasıl? O kadar hızlı ışık süzmesini yağmur altında nasıl yakalarız?
Aslında bir kaç teknik detay dışında her şey birer formüle dayanır. El çabukluğu birde şemsiye gerisi kendiliğinden gelmiyor tabi... Gece karanlığında normal bir gece fotoğrafını nasıl çekiliyorsak Yıldırım fotoğrafını da öyle çekeriz. Yine tüm ayarlarımız tamamen manuel olmalıdır. Makineyi kendi başına bir şeylere karar vermeye bırakmıyoruz. Oluşturulan kadraja göre, ekrana bakılarak normal poz seviyesinde ortalama bir ayar gereklidir. Unutmayın bize uzun pozlama gerekli, yüksek enstantane olmaması için ve temiz fotoğraf için ISO en düşükte (50 – 60 veya 100), Diyafram f2.8 ile 5.6 arasında ve bu iki ayara göre normal bir poz için 30 ile 1 saniye arasında bir pozlama süresi işinizi görecektir.
Birden fazla yıldırım olsun makineme güveniyorum diyen varsa bu süreyi 1 dk. üstüne de çıkarabilir...
Fotoğraf çekme işlemi başladığında perde açılıp pozlama süresi kadar kalıp ardından tekrar kapanacak ve bu sürede eğer ayarladığımız kadraj içine gelecek şekilde şimşek çakarsa sonunda bu şimşek anını yakaladığınızı göreceksiniz. Önceden 10 dakika boyunca gökyüzünü izleyip şimşeklerin ne tarafta yoğun şekilde çaktığını ve uzaklığını hesap ederek kadraj seçimini ona göre yaparız. Lens seçimi de şimşeklerin ne kadar uzakta çaktığına bağlı değişir. Şahsen ben geniş acılarla daha fazla yıldırımı yakalamayı hedeflerim ama Her turlu lensi kullanabilirsiniz. Gece fotoğraflarını çekmemiz için olmazsa olmazımız olan tripota burada da ihtiyaç duymaktayız. Yalnız bu defa şiddetli rüzgara dayanabilir kalitede/sağlamlıkta olması şarttır…
Fotoğrafı çekmeden önce bir kaç tane deneme karesi almamız lazım ki kadrajı ayarlayabilelim, sonrasında kulakla ve gözle yıldırımın gelme suresini hesaplamaya çalışırız. Örneğin düğmeye bastığımız andaki geçen o sürede, şimşek çakacağını nereden bileceğiz? Tabi ki bilemeyeceğiz! Bunu bilemediğimiz içinde şırınga dediğimiz kablo deklanşöre ihtiyaç duyarız bir nevi uzaktan kumanda görevi yaparak deklanşörü kilitleyip sürekli fotoğraf çekmemizi sağlayan bu mekanik aksam hem ucuz olmasından hem de performans anlamında çantamızda her daim olması gerekir. Yeni nesil fotoğraf manikalarında ise Bluetooth üzerinden telefonlarımız da kumanda görevi yapmaktadır..
Gece vakti de yine 30 saniye de olsa uzun pozlama yaparken o an şimşek çakmaya bilir, bu yüzden gece de kablo deklanşörü kilitleyerek sürekli çekmesini sağlayabiliriz.
Yağmur esnasında isek mutlaka makinemize yağmurluk ve kendimize de yağmur geçirmeyen kıyafet veya şemsiye almalıyız. Mümkünse ağaçlardan uzakta açık alanda durmakta yarar görüyorum.
Tokatta son 2 aydır bolca bu görsellere şahit oluyoruz. Gece evinizin balkonundan, penceresinden, çatıdan veya sokakta istediğimiz gibi görseller alabilir hatta çevre yolundan hem şehri hem de yıldırımları bir araya getirebilirsiniz... Sadece direk tepenizde şimşekler çakıyorken çekim yapmamaya biraz daha bulutların uzaklaşmasını, kadrajınıza mimari ve manzara ile birlikte girmesini bekleyin. Çünkü bu anlar hem adrenalin dolu hem de tehlikelidir. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.
















