O zaman fotoğrafçılık becerilerimizi geliştirmek için bazı ipuçları ve püf noktaları öğrenmeye ne dersiniz
1. Akıllı telefonunuzun kamerasını tanıyın
Bunu için ilk adım, kendinizi akıllı telefonunuzun kamerasıyla tanıştırmak olmalı. Öncelikle Android kullanıcıları bu konuda bir nebze daha şanslı, manuel ayarlarını da yakından tanımanız bu konuda çok önemli. Odak ve pozlama gibi özelliklere dikkat etmelisiniz. Farklı ayarlar kullanarak fotoğraflar çekin ve aradaki farkları dikkatle inceleyin. Günümüzde 4K ve UHD çekim yapan cihazlar artık sıradan hale gelmişken pek çok akıllı telefonun 8K video kaydedebilme özelliğinin olduğunu görüyoruz. Daha yüksek çözünürlük, videonuzda daha fazla sayıda piksel olacağı anlamına geliyor ki bu da daha fazla detay ve daha yüksek seviye keskinlik demek...
Aynı zamanda, akıllı telefon kameranızı tanımanın en iyi yolu onunla çok fazla çekim yapmak. Farklı ayarlar kullanarak ne kadar çok fotoğraf çekimi yaparsanız farklı aydınlatma koşullarında en iyi sonucu veren ayarı kullanmakta o kadar iyi hale gelirsiniz. Tek bir çekim ayarında takılı kalmayın ve tüm ayarları keşfedin. Doğal ışıkları keşfedin. Doğal ışığı kullanarak dış mekân çekimleri yapmayı deneyin. Dışarıda çekilen fotoğrafların içeride çekilenlerden çok daha farklı ve zengin olduğunu göreceksiniz. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta şu Aydınlatma yalnızca fotoğraflarınızın parlaklığını ve pozlamasını tanımlamıyor, aynı zamanda fotoğrafın tonunu ve ruh halini de belirliyor. Öyle ki, eğer mümkünse, nesnenizin önden çok iyi şekilde aydınlatıldığından ve arkadan güçlü bir ışıkla hatlarının meydana çıkarılmadığından emin olun..
Samsung expert raw adında üst segment telefonlarına yeni bir eklenti getirerek kullanıcıları profesyonel fotoğraf makinesi gibi ayar yapmasını sağladı.. Çekilen her kare ham (raw) formatta olup lightroom ile entegre olarak çalışmakta.. Bu görsel üzerinde doğal olarak oynamanıza PC ile Paylaşım yapmanıza kolay sağlamakta..
2. Yeterli depolama
Hayatınızın en iyi fotoğraflarını çekmekte olduğunuz bir anın akıllı telefonunuzun “saklama alanı dolu” mesajı ile bölünmesini elbette istemezsiniz. Yeni fotoğraflar çekebilmek için eskileri silmek durumunda kalmamalıyız. Çünkü fotoğraflar bizim hatıralarımız ve bunları aklımızda tutabilmeliyiz. 1 TB’ye1 kadar depolama alanı sunan ve açık hava maceralarını, hafta sonu gezilerini veya spor etkinliklerini kare atla- madan kaydetmek için ideal olan microSDTM ürünü gibi, günümüzde mevcut olan çok sayıda depolama çözümü var. Microsd ya da ssd kartlarla dahil olmak üzere diğer bazı seçenekler ise akıllı telefonunuzda kolayca yer açıyor ve akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar gibi uyumlu cihazlar arasında içerik aktarabiliyor.
3.Sabit çekim
En ufak bir el titremesi dahi çektiğiniz fotoğrafı berbat edebilir, bu yüz- den de akıllı telefonunuzu sabit tutabilmeniz çok önemli. Sabit bir nesneyle desteklemeyi deneyebilirsiniz: Örneğin bir duvara, kayaya veya ağaç dallarına dayamayı ve tutturmayı deneyin. Ayrıca, özellikle akıllı telefonlar için tasarlanmış olan makul fiyatlı tripodlardan da satın alabilirsiniz. Pozlama süreleri daha da uzun olacağından, çekim esnasında kamerayı sabitleyebilmek düşük ışık koşullarında çekim yaparken daha da büyük önem kazanıyor.
Yine üst segment telefonlarda bulunan titreşim önleyici özelliği ve gimballar görüntüyü bir kuş kafası edasında sarsıntısız ve kusursuz bi sekilde çekmenizi hedeflemektedir.
Akıllı telefonların prof modunu deneme yanılma ile gelistirdikten sonra isterseniz uzun pozlama bile yapabilir, yıldızların hareketini yakalayabilirsiniz...
















