Uzun yolculuklarda nelerle karşılaşır, ne manzaralar görürüz değil mi? En ilginç olanlardan biri ise ya bir çeşme ya bir duvarda: 'Bel fıtığı 0532...... düşünün bir numara ve bir hastalık adı reklamın kralı.. Gerçi şimdi daha tehlikelisi var bu reklamların sosyal medya üzerinden mucize tedavi yaptığına inandıran, kimi zamanda dr ünvanı ile süsleyen, ki bu aralar sahtesi meşhur, çoğunun amacının cebinizdeki paranız olduğu ve ne yazık ki sahtekarın alası olan insanlar...
Bilmek bilgiye sahip olmak ve bilinçli davranmak en doğrusu malumunuz. Ama ne yazık ki bırakın böyle sahtekarlara gidip hem sağlığından hem parasından olmak bir tarafa hiç danışmadan sırf komşusuna ya da eltisine iyi geldi diye rastgele ilaç alan o kadar çok hastamız var ki maalesef.
Bel ağrısı; toplumda soğuk algınlığından sonra en çok görülen 2. hastalık istatistiklerin dediğine göre. Her 10 kişiden 8 i bir şekilde bel ağrısı şikayeti yaşıyor hayatında bir dönemde. Kimi zaman sabırsızlık kimi zaman ne yazık ki hekime ulaşmanın zorluğu atadan kalma klasik yöntemler deneniyor. Bunlardan bir kısmı kısmen de olsa işe yarasa da bir çoğu faydasız ve kimi zaman zarar verici. Alabalık sarmak işte ayaklardan başaşağı asılmak vb gibi oldukça saçma yöntemlerden bahsetmiyorum bile.
Fazla tıbbi detaya girip kafalarınız karıştırmayacağım ama biraz da şaşırıp 'aaa öylemiymiş' diyeceğiniz birkaç temel bilgi aktaracağım. Işte bomba bilginin ilki: her 10 hatta 20 bel ağrısı olan hastanın sadece 1 tanesinin nedeni bel fıtığı... Evet yanlış duymadınız bu kadar nadir neden aslında bel fıtığı. Sebebi de çok basit esasen ; lomber dediğimiz bel bölgenizde fıtığa yol açan disk adını verdiğimiz omurlar arası elastik materyal dışında kaslar sinirler kemikler esnek bağlar da bulunuyor ve çoğunlukla yüklenmeler sonrası bu çevre yapılardan herhangi biri tabiri caizse arızaya geçiyor ve sinirler aracılığı ile ağrı sinyallerini beyninize ve size iletiyor. Yaşadığımız bu ağrılı peryotlar sıklığı arttıkça hepimizin ameliyatını duyduğumuz ya da olduğumuz bel fıtığına giden yolda parke taşı oluyor bir şekilde. Temel olay nasıl soğukta sıkı giyinip üşütmemeye çalışıyor isek bel sağlığımız içinde dikkatli olmaktan geçiyor.
Bir MR çeksek hocam? Diye gelen bir hastayı Mr ın çok ta gerekli olmadığına inandırmak yerine çoğu zaman istemde bulunup ne yazık ki yoğunluktan dolayı isteyip geçiyor çoğu hekim arkadaşımız. Avrupa ülkelerine göre biz de istenen Mr sayısı 10 katından fazla nüfusa oranla... Bu apayrı bilimsel bir istişare konusu maksadım kafanızı karıştırmak değil. Sadece hekiminize güvenin o gerekirse ister. Hem kendinize hem topluma gereksiz yük olmasın aklınızda bulunsun
Gelelim başlıktaki mevzuya; yahu nedir bu bel çekme var mıdır tıp ta yoksa biraz da dini duyguları istismar ederek dua ile şunla bunla süsleyip paramızı alanlar mı yapıyor sadece (Gözleri ile Mr çektiğini iddia edeni görmüşlüğüm var inanın :) Evet modern tıpta adı Mobilizasyon /Manipulasyon olarak geçiyor. Yıllardır uygulanıyor. Hatta Amerikada 5 yıllık kayroprakti adında okulları bile var. Biz de ise son 10 yıldır revaçta. Klasik tıp eğitiminin müfredatında yer almasa da ihitsas sonrası programlar var. Hekimler yeni yeni sahip çıkmaya başladı. Kimi zaman yasal olmasa da hekim dışı sağlıkçılar da uğraşsa da.. Aynen kupa hacamat sülük gibi manipulasyon ya da MANUEL TERAPİ dediğimiz bu tıp uygulaması var ve etkin. Elbette ki kocaman bir AMA 'sı var...
Doğru hasta, Doğru görüntüleme, Doğru tanı, yani; mutlaka hekim değerlendirmeli ve yapmalı çünkü yanlış yapılır ise ciddi zarar görme ihtimaliniz var. Hekim dışı bir sahtekara yürüyerek gidip felç olarak çıkmış bir hastayı Fizik tedavi ye almışlığımız var ne yazık ki. Hekimler arasında şu anda manuel terapi uygulamasını yapan ben de dahil sayımız çok olmasa da arkadaşlarımız var günden güne de artıyor. Yoğunluk ve sistemsel sıkıntılar olsa dahi inanın çok fayda gören hastamız var.
Ezcümle: Hekiminiz dışında size sıhhat vaadi sunan kimseye itibar etmeyiniz.
Sağlıklı haftalar dileklerimle
Dr. Fatih Demir












