Türkiye'nin farklı noktalarında bu ay başından bu yana iki çocuk yorgun mermi kurbanı olurken, bir çok kişide yaralandı. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş, kutlama ve benzeri bahanelerle havaya ateş ederek ölüme neden olan magandaların işlediği suçun olası kast kapsamına girdiğini ve “olası kastla insan öldürme” suçundan 25 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaları gerektiğini söyledi.
Bu ağustos ayında Tekirdağ’dan Şanlıurfa’ya, Trabzon’dan Tokat’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında rastgele silahla açılan ateşler nedeniyle iki çocuk hayatını kaybederken, birçok kişi de yaralandı.
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve bireysel silahlanmaya karşı yıllardır mücadele veren Umut Vakfı’nın Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş, bu tür olayların önlenebilmesinin yetkili kurumlar tarafından etkin mücadele edilip önlemler alınmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Demirbaş, bu önlemlerin başında, bireysel silahlanmanın azaltılması, düğün, asker uğurlamaları, bayram ve yılbaşı gibi etkinliklerde sözde kutlama adı altında yapılan atışlarının önlenmesinin geldiğini ifade etti.
Prof. Dr. Demirbaş, “Yalnızca bu ay basına yansıyan olaylara baktığımızda, birçok kişinin magandaların kurşunlarına hedef olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki iki çocuğumuz hayatını kaybetti, aralarında durumu ağır olanların da bulunduğu birçok da yaralı var. Bu tür trajik olaylar bireysel silahlanmanın sonucudur. Ruhsatsız silahlar ve pompalı tüfekler çok yaygın görülüyor. 20- 25 milyon silah olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 4 bin insan her yıl silahlarla işlenen suçların mağduru oluyor. Öncelikle etkin cezalandırma gerekiyor.
Çeşitli cezai yaptırımları öngören kanunlarımız var, ancak asıl önemlisi kontrollerin kolluk kuvvetleri tarafından etkin olarak yapılması. Baktığımızda son yasal düzenlemelerle birlikte ruhsatsız silahlarla ilgili suçların, tutuklanmayı gerektirmeyen ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilen durumlar olduğunu görüyoruz. Sadece ceza olması yetmiyor, etkin uygulanması önemli” diye konuştu.
Bu ağustos ayında Tekirdağ’dan Şanlıurfa’ya, Trabzon’dan Tokat’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında rastgele silahla açılan ateşler nedeniyle iki çocuk hayatını kaybederken, birçok kişi de yaralandı.
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve bireysel silahlanmaya karşı yıllardır mücadele veren Umut Vakfı’nın Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş, bu tür olayların önlenebilmesinin yetkili kurumlar tarafından etkin mücadele edilip önlemler alınmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Demirbaş, bu önlemlerin başında, bireysel silahlanmanın azaltılması, düğün, asker uğurlamaları, bayram ve yılbaşı gibi etkinliklerde sözde kutlama adı altında yapılan atışlarının önlenmesinin geldiğini ifade etti.
Prof. Dr. Demirbaş, “Yalnızca bu ay basına yansıyan olaylara baktığımızda, birçok kişinin magandaların kurşunlarına hedef olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki iki çocuğumuz hayatını kaybetti, aralarında durumu ağır olanların da bulunduğu birçok da yaralı var. Bu tür trajik olaylar bireysel silahlanmanın sonucudur. Ruhsatsız silahlar ve pompalı tüfekler çok yaygın görülüyor. 20- 25 milyon silah olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 4 bin insan her yıl silahlarla işlenen suçların mağduru oluyor. Öncelikle etkin cezalandırma gerekiyor.
Çeşitli cezai yaptırımları öngören kanunlarımız var, ancak asıl önemlisi kontrollerin kolluk kuvvetleri tarafından etkin olarak yapılması. Baktığımızda son yasal düzenlemelerle birlikte ruhsatsız silahlarla ilgili suçların, tutuklanmayı gerektirmeyen ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilen durumlar olduğunu görüyoruz. Sadece ceza olması yetmiyor, etkin uygulanması önemli” diye konuştu.













