Döviz bahane zamlar şahane

Ülke olarak ekonomik manada zor günlerden geçtiğimiz artık bir sır değil. Döviz kurlarındaki artış özellikle geçtiğimiz sene iğneden ipliğe zam gelmesine neden oldu. Ancak anlam veremediğimiz bir konu döviz kurunun uzun zamandır sabit kalmasına rağmen fiyatların bir türlü sabitlenememesi. Özellikle insanoğlunun en büyük ihtiyaçlarından biri olan barınma ihtiyacındaki fiyat artışları inanılmaz noktalara gelmiş durumda. İşin daha açığı mülk sahipleri, dükkân veya evlerini zam yapmak için bahane arıyorlar. Akşam televizyonda savaş çıktığı öğrenen mülk sahibi sabah ilk işi kirasına zam yapmak için bahane üretiyor.

Bu nedenle işlenen cinayetler ve kavgaları hemen hemen her gün ulusal basında takip ediyoruz. Peki, konuşmaya gelince “yalan dünya, bugün varız yarın yokuz” diyenler bu dünyada 12 bin lira civarında asgari ücret alan bir çalışandan 15 bin lira kirayı hangi vicdanla talep ediyor? Ya da her fırsatta hatırlattığı ahirette bunun hesabını nasıl vermeyi planlıyor? En önemlisi ise aldıkları kira kadar vergi ödüyorlar mı? Hepimizin de bildiği gibi Ticaret Bakanlığı yaklaşık 6 ay önce 0 ve 2. El araç piyasasını dizginlemek için bir takım çalışmalar yapıp yeni kanunlar çıkarmıştı. Kısa vadede olmasa da çıkartılan kanunların etkisi yeni yeni kendini göstermeye başladı.

0 ve 2. El otomobil piyasasında oluşturulan balon piyasa hızla sönerek fiyatlar normal seviyesine geldi. Vatandaşın diğer bir beklentisi ise aynı uygulamanın konut piyasasında da uygulanması. Artık dayanılmaz bir hal alan konut fiyatları yüzünden insanoğlunun en temel ihtiyacı olan barınmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini görüyoruz.

Haber: Ezgi Yüce